İstiklal Marşı – Mehmet Akif Ersoy

1.İstiklal Marşı'nın 10 Kıtası 2. İstiklal Marşı'nın Tarihçesi ve Kabulü

İstiklâl Marşı

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Mehmet Akif ERSOY

İstiklal Marşı’nın Tarihçesi ve Kabulü

Kurtuluş Savaşı sırasında, İsmet (inönü) Bey, sürekli saldıran düşmana karşı ulusal bilinci uyandırmak amacıyla bir marş yarışması düzenlenmesini tavsiye et­miş, düzenlenen yarışmaya 734 şiir katılmıştı.

Para ödülü konulduğu için yarışmaya katılmaya sıcak bakmayan Mehmet Akif’i, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) kendisine para ödülü verilmeyeceğini ifade ederek yarışmaya katılmaya ikna etti. Mehmet Akif Ersoy’un 17 Şubat 1921’de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart 1921 yılında birinci TBMM tarafından milli marşımız olarak kabul edildi.

Şair de şiirini “Kahraman Ordumuza ithaf” etmiştir.

İstiklal Marşı’nın Bestecisi

Resmî marşın ilk bestesi Ali Rıfat (Çağatay) tarafından derlendi ve 1924’ten 1930’a kadar bu beste kullanıldı. 1930’da, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şefi, Osman Zeki Üngör‘ün hazırladığı beste yürürlüğe konmuştur. Bu beste o günden beri kullanılmaktadır.

Yorumla(r)

Lütfen yorum yazarken Türkçe yazım kurallarına dikkat ediniz.
Türkçe yazım kurallarına uyulmayan, ziyaretçilere yarar sağlamayacak nitelikteki yorumlar onaylanmayacaktır!