Metin Türleri | 7. Sınıf

1. Olay Yazıları (Masal, Fabl, Hikaye, Roman, Tiyatro, Anı, Günlük, Gezi Yazısı, Biyografi, Otobiyografi) 2. Düşünce Yazıları (Deneme, Makale, Fıkra, Söyleşi, Röportaj) 3. Bildirme Yazıları (Mektup, Dilekçe)

7.sınıf müfredatında yer alan metin türleri / yazı türlerinin özelliklerini ve örneklerini bu sayfada bulabilirsiniz.

Düz Yazı Türleri

Duygu ve düşüncelerin, uyak ve ahenk olmadan cümlelerle anlatıldığı yazılardır.

 >  Düz yazı türleri; olay, düşünce (fikir) ve bildirme yazıları olmak üzere üçe ayrılır:

1. Olay Yazıları

Bir olayın, yer ve zaman belirtilerek, kahramanların çevresinde kurgulanmasına olay yazıları denir. Olay yazılarında genellikle öyküleyici anlatım tekniğini kullanılır. Özellikle romanlarda betimleyici anlatıma da sık sık başvurulur.

 

1.3. Hikâye (Öykü)

Olmuş veya olabilecek olayları belli bir plan çerçevesi içinde yer ve zamana bağlı olarak anlatan yazı türüne hikâye (öykü) denir.
 >  Yaşanmış ya da yaşanabilir olaylar anlatılır.
 >  Dar bir zaman dilimini kapsar.
 >  Olayla ilgili yer ve zaman bellidir.
 >  Romana göre kısa eserlerdir.
 >  Karakter sayısı azdır.
 >  Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur.
 >  Kısa soluklu eserlerdir.
 >  Olay, başlangıçtan sonra doğru giden bir olayın bir anlık parçasıdır.

 

1.2. Günlük (Günce)

Düzenli bir biçimde yazılan, tarih atılan günlük notlara, bir yazarın yaşamı boyunca günü gününe yazdığı yazılara günlük denir.
 >  Olaylar günü gününe, tarih belirtilerek yazılır.
 >  Kısa yazılardır.
 >  Kaleme alan kişinin yaşamından izler taşır.
 >  İçten ve sevecendir. Anlatımda “iç konuşma” yöntemi kullanılır.

 

2. Düşünce (Fikir) Yazıları

Bir toplumu; sosyal, siyasal, bilimsel vb. konularda düşündürmek amacıyla fikri temelleri olan, bir kısmı kişisel düşünceler olurken bir kısmı ispatlanmış gerçeklere dayanarak yazılan yazılara düşünce yazıları denir. Düşünce yazılarında açıklayıcı ve tartışmacı anlatım teknikleri çokça kullanılır. Fikri alt yapısı olan türler olması sebebiyle de düşünceyi geliştirme yollarından sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme, örneklendirme ve karşılaştırmalara sık sık başvurulur.

2.1. Deneme

Bir yazarın herhangi bir konu üzerinde, özel görüş ve düşüncelerini iddiasız, kesin kurallara varmaksızın anlattığı yazılara deneme denir.
 >  Denemede konu sınırlaması yoktur. Yazar, iste¬diği konuyu ele alıp işleyebilir.
 >  Yazarın anlattıklarını kanıtlama kaygısı yoktur.
 >  Yazar kendisiyle konuşuyor gibi bir anlatım kullanır. Daha doğrusu kendi içiyle yaptığı konuşmaları yazıya geçirir.
 >  Anlatılanlar kesin bir sonuca bağlanmaz.
 >  Denemede alabildiğine kişisellik ve kendine özgülük vardır.
 >  Dünya edebiyatında Montaigne, Türk edebiyatında ise Nurullah Ataç bu türün en önemli temsilcisidir.

Örnek(ler)
» Gönlümüzün güzelliği sevgi ise beynimizin güzelliği de düşünebilme yeteneğimizdir. O yeteneği her an, her dakika kullanmalıyız. Unutmayalım ki düşünen insan, özgür insandır. Kişi düşünebiliyorsa pek çok sorununu çözecek, pek çok şeyi bilecektir. Onun için bir karar alırken annenizin, babanızın, çevrenizdekilerin görüşlerini alın ama o görüşleri de sorgulayın. Sonra da oturup kararınızı kendiniz alın. Bu durumda eziyetler de güçlükler de size aittir artık. Karar alırken sorumluluk almayı da bilin. İşte bu, büyümek ve olgunlaşmaktır. Aynı zamanda özgür olma yolunda atılan ilk adımdır.

 

2.2. Makale

Herhangi bir konuda bilgi vermek veya bir gerçeği savunmak için yazılan yazılara makale denir.
 >  Makalenin temel öğesi fikirdir.
 >  İnceleme ve araştırmaya dayanır.
 >  Bir tezi savunmak, desteklemek amacı taşır.
 >  Makalelerde bilimsel verilerden yararlanılır.
 >  Gazete ve dergi yazısıdır.

Örnek(ler)
» Kitap okumayı sevmiyoruz. Bu kitap okuma oranlarından da belli. Nüfusu yedi milyon olan Azerbeycan’da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken Türkiye’de bu rakam 3000 civarında. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitaba harcanan para ortalama 100 dolar, bizde ise 10 doların altında. Türkiye’de her yüz kişiden beşi kitap okuyor. Bütün bunlar bizim kitaba ne kadar uzak bir toplum olduğumuzun göstergesi.

 

2.3. Söyleşi (Sohbet)

Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılara sohbet denir.
 >  Karşılıklı konuşma havası içinde yazılır.
 >  Belirli konusu yoktur. Yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her şey sohbet konusu olabilir.
 >  Gazete ve dergi yazılarıdır.
 >  Yazarın kendi kişisel düşüncesi ağırlıktadır.
 >  En önemli özelliği, samimi bir üslupla kaleme alınmasıdır.
 >  Yazarın öğretme ve kanıtlama amacı yoktur.

 

3. Bildirme Yazıları

Bir bilgiyi iletmek; bir yeri, kişiyi veya ürünü tanıtmak; istek ve şikayette bulunmak amacıyla yazılan metinlere bildirme yazıları denir.

3.1. Biyografi (Yaşam Öyküsü)

Tanınmış, eserler yazmış, ün bırakmış kişileri tanıtmak amacıyla yazılan yazılara biyografi denir.
 >  Önemli şahısların hayatı başkası tarafından anlatılır.
 >  Anlatılan kişinin hayatı tarih sırasına göre ele alınır.
 >  Kurgusal değildir, gerçekçidir.
 >  Üçüncü kişinin ağzıyla anlatılır.

Örnek(ler)
» Faruk Nafiz ÇAMLIBEL, 18 Mayıs 1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kayseri, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. İstanbul’dan milletvekili seçildi. “Anayurt” adında bir dergi çıkardı. Türkçenin gelişmesine büyük katkıları oldu. 8 Kasım 1973’te vefat etti. Eserlerinden bazıları şunlardır: Çoban Çeşmesi, Han Duvarları…

 

3.2. Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü)

Bir insanın, kendi hayatını kendisinin yazdığı eserlere otobiyografi denir. Biyografilerde kişinin hayatı, çalışmaları başkası tarafından yazılırken otobiyografilerde kişi kendisini anlatır, yazar.
 >  Kaynak olarak kişi kendisini ve aile büyüklerinden aldığı bilgiyi kullanır.
 >  Birinci kişinin ağzıyla anlatılır.

Örnek(ler)
» KENDİMİN POPÜLER TARİHİ
1960’larda 6’ncı ayın 16’sında saat 6’yı 56 geçe, 06 trafik kodlu şehirde doğdum. Bu altılar hayatım boyunca peşimi bırakmadı. Bir ailenin tek çocuğuyum. Can Bartu’dan ad koymuşlar bana. Dolayısıyla tutacağım takımı seçme şansım kalmadı. 1964 yılında kreşe vermişler beni. Yedi yaşıma geldiğimde okumayı öğrendim…

 

3.3. Haber

Belli bir zaman içerisinde geçen olayları anında okuyucuya bildiren gazete yazılarına haber denir. Gazetelerde haber toplayan kişilere muhabir denir.
 >  Haber yazılarında temel ilke nesnelliktir.
 >  Bir haber yazısı 5N1K (kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin?) sorularına cevap vermelidir.
 >  Haber; ilginç, yeni, doğru ve önemli olmalıdır.

 

3.4. Mektup

Bir düşünce, duygu veya dileğin iletilmesi amacıyla yazılan yazılara mektup denir.

Mektup Yazarken Uyulması Gereken Kurallar

Tarih: Kâğıdın sağ üst köşesine, hitapla aynı sıraya yazılır. Tarihten önce mektubun yazıldığı yer yazılır.

Hitap: Hitap mektubun başlığıdır. Hitap bir iki sözcükten uzun olmamalı, aradaki sevgi, saygı, içtenlik derecesi bu bir iki sözcükte toplanmış olmalıdır. Hitaptan sonra virgül (,) işareti koymayı unutmamak gerekir.

Giriş: Mektubun yazılış nedeni bu bölümde belirtilir. Giriş birkaç cümleliktir.

Gelişme: Mektubun söyleşi bölümüdür. Verilecek haberler, sorulacak sorular bu bölümde yer alır.

Sonuç: Bu bölümde mektup yazılan kimsenin ve tanıyorsak o ailedekilerin durumu, sağlığı sorulur. Kendi durumumuzdan haber veriler. İyi dileklerle mektup bitirilir. Mektubun sağ alt köşesine ad, soyad yazılıp imzalanır. Kâğıt özenle katlanıp zarfa konularak zarf kapatılır.

Yorumla(r)

Lütfen yorum yazarken Türkçe yazım kurallarına dikkat ediniz.
Türkçe yazım kurallarına uyulmayan, ziyaretçilere yarar sağlamayacak nitelikteki yorumlar onaylanmayacaktır!